Ekmeğin Binlerce Yıllık Hikayesi

Binlerce yıl önce ekmek, Mısır’da günlük hayatın o kadar önemli bir parçasıydı ki para yerine bile kullanılıyordu. Mezarlara, ölen kişiye ne kadar değer verildiğini göstermek için ekmek konuyordu..

İşte bir çoğunu ilk kez duyacağınız, geçmişten günümüze ekmeğin tarihsel hikâyesi
MÖ 2500 yıında bile Eski Yunan’da, 30 çeşit ekmek yapııyordu.
Ekmek, en çok pide biçiminde tüketiliyordu. Çünkü mayalama işlemi bilinmiyordu. Bir fırıncı, hamur ekmeği fırına atmayı unutup güneş altında bekletince, hamurun kabardığıı gördü. Ortadoğu’da pide tüketiminin 12 bin yıldan beri var olduğu tahmin ediliyor.
Ortaçağ Fransa’sında fırıncılar, en güçlü esnaftı. Kredi almak isteyenlere ekmek veya buğday veya un verirlerdi. Kral 4’üncü Louis, “Bir ulusun ekmeğini kontrol eden kişi, bütün ulusa hakim olmaya çalışan yöneticiden bile daha güçlüdür” diyerek kendini ikinci plana atmıştı.
“Ordu, midesinin üzerinde yürür” diyen Napolyon, Prusya Savaşı sırasında adı “Nicole” olan atı için de ekmek istedi. Yaverine “Pain pour Nicole” (Nicole için ekmek) dedi. Almanlar, bu sesi “Pumpernickel”e (çavdar ekmeği) benzetti. Bugün de Almanların geleneksel ekmeği “Pumpernickel”dir.
İngilizlerin ekmekle ilgili pek çok geleneği var. Biri de yeni yıla girmeden önce kapılarıın önüne bir parça ekmek, bir parça kömür ve gümüş para koymak. Böylece yeni yılın bol yiyecek, bereket getireceğine inanıyorlar. Bebeğin beşiğine bir ekmek parçası koymanın, onu ömür boyu sağlıklı tutacağına dair bir inanç bile vardı.
Yine İngiltere’de, ekmek yapımı çok sıkı bir şekilde denetlenirdi. Olması gerektiğinden daha hafif ekmek yaptığı için fırıncı ağır bir şekilde cezalandırılırdı. Bundan korkan fırıncılar, ekmeğe fazladan bir miktar hamur katardı.
İngilizler, bugün ortalama olarak günde 115 gram ekmek yer. Bu, dört dilim karşılığıdır. Ülkede günde 12 milyon somun ekmek satılır. Her Amerikalı da yılda 25 kilo ekmek tüketir.
İskandinavya kültüründe, bir kız ve erkek, aynı somundan yerlerse, birbirlerine aşık olacaklarına dair bir inanç vardı.
Kültürel sıır tanımayan tek besin maddesi ekmektir. Her ırkta, her dinde, her bölgede, dünyanın her köşesinde ekmek yenir. Ekmek barış simgesidir. Size ekmek sunan biri, düşmanıız olamaz. Pek çok toplumda misafire ekmek sunmak, “hoş geldiniz” ikramıdır.
Bugünün en pratik beslenme tarzı olan sandviç, 1700’lü yıllarda “Sandwich Kontu”nun unvanından gelir.
Ekmeği dilimlenmiş olarak satmak eski bir fikirdir. 1928’de ABD’de başladı. Mucidi Alman göçmen Otto Frederick Rohwedder, aynı zamanda ekmeği, tazeliğini koruması için yağlı kağıda sarma yöntemini de buldu. Fakat ABD hükümeti 1943 yılında dilimlenmiş ekmeği yasakladı. Gerekçesi açıklanmadı. Yasak üç ay sürdü.
1997 yılında ABD’nin Kansas eyaletindeki çiftçiler, bir hasatta 36.5 milyar somun ekmeği yapacak kadar buğday yetiştirmişti. Bu rekor rakam, dünyada her bireye altı ekmek düşmesi anlamına geliyordu.
“En kısa sürede ekmek yapma” yarışıın galipleri ise Montana’lı çiftçilerdi. Guinness Rekorlar Kitabı’na giren, 1995’teki bu yarışmada buğdayı hasat etmek, değirmende öğütüp un haline getirmek, suyla yoğurup mayalamak, şekillendirmek ve pişirmek, sadece 8 dakika 13 saniye sürmüştü.
Ekmek, ABD’de çeşidine göre 1-6 dolar arasında satılır. Oysa çiftçinin payı sadece 4 cent’tir.
Fransızların en ünlü ekmeği, “baget” (baguette)’dir. Sopa ya da baston anlamındadır. Bagetin ortaya çıkışı, 1920’lerden kalan yasalarla ilgilidir. Fırıncıların sabah saat 4.00’ten önce ve yine sabah saat 10.00’dan sonra çalışmasına izin verilmiyordu. Fırıncılar da pratik ve yapımı hızlı bir ekmek biçimi olarak bageti benimsediler.
Bagetin bugünkü standartları sıkı sıkıya korunuyor. Çapı 5-6 cm, uzunluğu 55-65 cm ve ağırlığı da 250-300 gram olmalıdır. Un, su, maya, tuz miktarı da yasalarca belirlidir. Günde on milyon baget satılır. Bu rakam, günümüze göre düşüktür. Fransızlar 1900’lerde günde üç baget, 1970’lerde bir baget yiyorlardı. Günümüzde tüketim, kişi başına yarım bagete düşmüş bulunuyor.
Fransa’da 2014 yılında çıkarılan bir yasa gereği, Paris belediyesine bağlı fırıncılar, aynı anda yaz tatiline çıkamazlar.
Fransa, birim alandaki yoğunluk açısından dünyanın en çok fırınına sahip ülkedir. Fransa’da 32 bin fırın vardır.
70 somun ekmek yapılacak buğdayı hasat etmek, sadece dokuz saniye sürüyor.
Bir İsviçre atasözü, “Ekmek ve çocuk sevmeyenlerden sakının” der.
ABD’de evlerin yüzde 93’üne, İngiltere’de de yüzde 99’una paketlenmiş ekmek girer.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir